HECEZAMANLI:TürkçeİspanyolcaİtalyancaFransızcaKürtçe; VURGUZAMANLI:İngilizceRusçaAlmancaArapçaFarsça

SES BİLİNCİ-SES TEMELLİ DİL-TÜRKÇE TEMELLİ ÖĞRENİM

Üyelik Girişi
SES TEMELLİ DİL

ÖĞRETMENLER GÜNÜ


-EĞİTİM SİSTEMİMİZ YARATICILIĞA SOYKIRIM UYGULUYOR-

Gençlerimizi o testten bu teste koşuşturan, onlara gerçek bir eğitim vermek yerine onları test çözücü makinelere dönüştüren, gençlerde yaratıcı zekâ diye bir şey bırakmayan eğitim sistemimiz, “Gençleri eğitiyorum” yalanı altında onların yaratıcı zekâlarına bir soykırım uygulayıp onları geleceğin otoriter rejiminin itaatkâr robotları haline dönüştürüyor.

Halbuki bu gittiğimiz yolun doğru olmadığını, bunun sosyal felaketlere yol açabileceğini bize gösteren dev bir örnek de var önümüzde. İsteyen bu örnekten ders alabilir.

Çinli öğrenciler PISA sınavlarında (Programme for International Student Assessment) daima bir numara oluyorlar. Çin bu sınavda birinciliği hiç kaptırmıyor. PISA sınavında birinci olan bu Çinli çocukların üniversite okumak için gittikleri ABD ise bu sınavda hep orta ve daha altı sıralarda yer alıyor.

Amerika işte bu yüzden kendi eğitim sisteminde teste çok daha önem vermeye başladı. Öğrencilerini testlerde başarı kriterine göre yetiştirmeye başladı.

Anlayacağınız Amerikan eğitim sistemini Çin’deki test esaslı sisteme dönüştürmeye çalışıyor.

Bazı uzmanlar; bu girilmek istenilen yeni yolun Amerika’ın felaketi olacağını düşünüyorlar ve bu gençlerin üniversite çağına geldiklerinde neden yaratıcı ve modern bilgiye ulaşmak için Amerikan üniversitelerine koştuklarını ve neden 1949 yılından bu yana Çin’de eğitilen 1 milyara yakın genç arasından tek bir tane bile Nobel kazanan kişi çıkmadığının düşünülmesi gerektiğini söylüyorlar.

Evet Çin eğitim sitemi çocukları teste çok iyi hazırlıyor, onlardan hemen her testten yüksek skor alan insanlar çıkarıyor, ama bunun için bir de bedel ödüyor.

O da şu: Çin’de öğrencilerde yaratıcı düşünme, farklı düşünme, orijinal fikir üretme ve bireyselleşme tamamen ölüyor.

Çin eğitim sistemi; test düzenine göre ayarladığı gençlerde, otoriteye itaate ödül veren, tek tip düşünceyi teşvik eden, sürüden kopmadan aynı şeyleri düşünce olarak tekrarlayan insanlar yaratıyor.

New York Review of Books Dergisi’nin 20 Kasım tarihli sayısında “The Myth of Chinese Super Schools” başlıklı bir makale yayınlandı. Ayrıca bu makalede bahsi geçen çok ama çok önemli bir kitap da var: “Who’s Afraid of the Big Bad Dragon? Why China Has the Best (and Worst) Education System in the World (yazarı; Yong Zhao). Bu iki çalışmada da Çin’in testçi bakış açısına göre dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip olabileceği söylendikten sonra insanlarda yaratıcılığa, orijinal fikir üretmeye, farklı bireyler olmaya önem veren bakış açısına göre de aynı zamanda neden dünyanın en kötü eğitim sistemine sahip olduğu anlatılıyor.

Bahsettiğim bu kitap bence bir an önce Türkçe’ye çevrilip başta eğitimciler arasında olmak üzere toplumun her kesiminde yoğun olarak tartışılmalı. Çünkü eğitim sistemimizin acilen değişmesine ihtiyaç var. Şimdiki sistem Türkiye’nin geleceğini karartıyor. Binlerce yüz binlerce genç bu sistemden “Ben eğitim aldım” yanılgısıyla çıkıyor, ama onlar sadece iyi test yapabilen cahiller oluyorlar. Bireysel gayreti ve ailesinin teşvikiyle farklı, yaratıcı düşünebilenler gayet tabii ki var, ama çoğunuk eğitilmiş cahiller ve bunların çoğunluğu yaratıcılığa, orijinal düşünceye önem veren global ekonominin şirketlerinde ancak sadece disiplinli memur olabilirler.

Türk eğitim sistemi zaten gençlerde yaratıcılığı, özgünlüğü, farklılığı, bireyselleşmeyi tamamen öldüren içeriğe sahip. Bunun üstüne bir de din faktörü binince işler daha da vahimleşiyor. Beyinlerin haddinden fazla dinselleşmesinin yaratıcı düşüncenin, farklılıkların gelişmesine elverişli olmadığı zaten biliniyor.

Türkiye’deki yaratıcılığı öldüren sistem üzerine bir de inanç yükü bindirilince iş hızla felakete doğru gitmeye başladı.

Bir irade ortaya konulabilse bu eğitim sistemi değişir ve felakete gidişat durdurulabilir. Ama bir irade ortaya konulacağını sanmıyorum çünkü Çin’deki, Türkiye’deki sistemlerde geleceğin otoriter sistemlerinin itaatkâr insanları kolay yetiştiriliyor.

24 Kasım 2014 (Habertürk Gazatesi)

SERDAR TURGUT


........

 

 

YETER DERECEDE EĞİTİME SAHİP OLMALISIN Kİ, ÇEVRENDE İNSANLARI GEREĞİNDEN BÜYÜK GÖRMEYESİN;

FAKAT BİLGELİĞİ SAĞLAYACAK KADAR DA EĞİTİMİN OLMALI Kİ, ONLARI KÜÇÜK GÖRMEYESİN.

(M.L. BOREN)


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam17
Toplam Ziyaret172446